Duyuru

Daralt
Henüz duyuru yok.

Hissi ölmüş, rûhu ölmüş milletin

Daralt
X
  • Süzgeç
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
yeni yazılar

  • Hissi ölmüş, rûhu ölmüş milletin

    Allah’ın âsâr-ı rahmetine bir baksana: Toprağı, öldükten sonra, tekrar nasıl diriltiyor? İşte o Allah bütün ölüleri muhakkak diriltecek, hem O her şeye kādirdir. (Rûm, 50)
    Çık da bir seyret bahârın cûş-i rengâ-rengini;
    Nefh-i Sûr’un dinle mevcâ-mevc olan âhengini!
    Bir yeşil kan, bir yeşil can yağdırıp, kudret, yere:
    Yemyeşil olmuş fezâ; gömgök kesilmiş dağ, dere.
    En kısır toprak doğurmuş, emzirir birçok nebat;
    Fışkırır bir damlacık ottan, tutup sıksan, hayat!
    Dün, kemikten külçe hâlindeydi her çıplak fidan;
    Bak: Ne sağlam kan, bugün, dolgun yüzünden damlayan!
    Dün, kudurmaktaydı ormandan cahîmî bin zefîr;
    Âşiyân tutmuş, bugün, her dalda perran bir safîr!
    Dün, nigeh-bânıydı milyarlarca zî-rûhun sübât;
    Silkinip çıkmış o mahbesten, bugün, bir kâinât!
    Dün, ne mâtemdeydi âlem! Yer hazîn, gökler hazîn;
    Sûr-i fıtrattır bugün: Fıtrat bugün sahrâ-güzîn!
    İşlemiş kırlarda yer yer kudretin feyyâz eli,
    Öyle yapraklar ki sun’undan: Gidip bir görmeli!
    Öyle amma, gördüğüm elvâh-ı şevkin rağmına,
    Bende hâlâ zevke benzer duygu yok, hâlâ yine!
    Bir değil, yüz bin bahâr indirse hattâ âsümân;
    Hiç kımıldanmaz benim rûhumda kök salmış hazân!
    Dem çeker bülbül... Benim beynimde baykuşlar öter!
    Sonra, karşımdan geçer bir bir yıkılmış lâneler!
    Âşinâlık yok, hayâlin konsa en bildik yere,
    Yâd ayaklar çiğniyor: Düşmüş vatan yâd ellere!
    Başka ses bilmem, muhîtimden enîn eyler hurûş;
    Beklerim dinsin bu mâtem, beklerim olmaz hamûş!
    Âh! Tek bir âşiyândan bin yetîmin nâlesi
    Yükselirken, dinleyen insan mıdır bülbül sesi?

    Duygusuz olmak kadar dünyâda lâkin derd yok;
    Öyle salgınmış ki mel’ûn: Kurtulan bir ferd yok!
    Kendi sağlam... Hissi ölmüş, rûhu ölmüş milletin!
    İşte en korkuncu hüsrânın, helâkin, haybetin!
    Ey, ölüm renginde topraktan hayat i’lâ eden,
    Bir yığın toprak da olsak, sâde çiğnenmek neden?
    Başka tıynetler mi hep şâyân olan ihsânına,
    Âh, bir bulsam. Sarılmak iş midir dâmânına!
    Bir nesîm ister kımıldanmak için canlar bugün;
    Bir nesîm olsun, İlâhî... Canlanır kanlar bütün.
    Nev-bahârın rûhu etsin bir de bizlerden zuhûr...
    Yoksa, artık Sûr-i İsrâfîl’e kalmıştır nüşûr!


    Sebîlürreşâd
    5 Haziran 1913
    23 Mayıs 1329
    30 Cemâziyelâhire 1331
Daha önce girdiğiniz bazı veriler otomatik olarak kaydedildi. Düzenle or Yoksay.
Taslak Kaydedildi
Smile :) Big Grin :D Frown :( Mad :mad: Stick Out Tongue :p Embarrassment :o Confused :confused: Wink ;) Roll Eyes (Sarcastic) :rolleyes: Cool :cool: EEK! :eek:
x
Ekle: Ön İzleme Dar Orta Geniş Tam Boyut Kaldır  
x
Lütfen bekleyin...
X